Sahneye çıkmadan önceki son on dakika, seyircinin hiç görmediği ama her konserin kaderini belirleyen bir zaman dilimi. Kimi sessizce nefes egzersizi yapar, kimi kulisin en gürültülü köşesinde şarkı söyler.
Ortak olan tek şey, bir kapının arkasında bekleyen kalabalığın sesi. O ses büyüdükçe kaygı yerini başka bir şeye bırakır: artık geri dönüş yoktur ve bu, tuhaf bir biçimde rahatlatıcıdır.